Mecelle - Küllî Kâideler

— 5. Ders —
Ders Sayfasına Dönün
0:00 0:00

Paylaş:

23 İzlenme

Kaldığınız yerden devam etmek için üye olabilirsiniz
Platformumuza üye olarak, derslere kaldığınız yerden devam ederek takip edebilirsiniz.
Üye girişi yapın veya yeni kayıt oluşturun.


Ders Tarihi: 14 Ağustos 2025

4. Küllî Kâide - Şek ile yakîn zâil olmaz // 5. Küllî Kâide - Bir şeyin bulunduğu hal üzere kalması asıldır

4. Küllî Kâide
Şek ile yakîn zâil olmaz.

(اليقين لا يزول بالشك)

Anlamı: Kesin olarak bilinen bir durum, sırf şüpheyle ortadan kalkmaz. Şüphe, kesinliği bozmaz; kesinliği bozmak için yeni ve kesin bir delil gerekir.

Vehim nedir, şek nedir, zan nedir, İlim veya yakîn nedir

5. Külli Kaide

(الأصل بقاء ما كان على ما كان)

Bir şeyin bulunduğu hâl üzere kalması asıldır.

Bir şeyin mevcut ve sabit olan durumu, aksi kesin olarak ispat edilmedikçe devam ediyor kabul edilir.

00:00:00

Enzübillahimineşşeytanirracim bismillahirrahmanirrahim Elhamdülillahi rabbil alemin Es salatu ves selamu ala resulina muhammeden ve ala alihi ve sahbihi ve ecma'in ve bihi nesta'in Allahümme alimna ma yenfa'na ve enfa'na bima'l lemtena enneke entel alimul hakim

00:00:16

ve erinel hakka hakkan ve erzukna ittiba'a ve erinel batile batilan ve erzukna ictinaba ve cealna mimen yestemiunel kavle feyettibiune ahsene Amin Sallu ala resulina muhammed

00:00:31

Sallu ala tabibi gulubina muhammed Sallu ala şefi'i dhunubina muhammed Allahümme salli ve ala alihi ve sahbihi ve ecma'in Mecelle-i Ahkame Adliye'nin Kavaid-i Külliye başlığından devam ediyoruz inşaAllah Bugün de dördüncü ve beşinci maddeleri müteala etmeye gayret edeceğiz

00:00:52

İlk iki madde yani tanımdan sonraki ikinci ve üçüncü maddeler niyetle ilgiliydi İlk okuduğumuz madde bir işten maksat ne ise hüküm ona göredir Bir sonraki madde de ukutta itibar makasıt ve mâniyedir elfaz ve mebaniye değildir Yani hukuki işlemlerde insanların ağızlarından çıkan sözlerin salt lafız olarak kendinde taşıdıkları anlamlara her zaman bakmıyoruz

00:01:20

Kimi zaman insanların niyetleri bazen lafızlarında önüne geçecek şekilde özellikle akitlerde niyetlerine itibar etmek gerekebiliyor Okuduğumuz önceki maddeler bununla alakalıydı Bunlar tabi niyetle ilgili bu maddeler fıkhın hemen her babında hukukun birçok başlığında hemen bütün meselelerde

00:01:41

ibadetlerden muamelata etkisini gösteren çok geniş kapsamlı kaideler Bugün okuyacağımız kaideler de aynı şekilde sadece özel bir konuya mahsus olmayan ne sadece ibadetlerle ne sadece muamelatla ilgisi olan yani genel olarak bütün hukuk konularına bütün fıkıh puhaplarıyla bir şekilde alakalı olan maddeler Birincisi bugün okuyacağımız kaidelerden birincisi

00:02:07

Şek ile yakin, zahil olmaz Evet şek, şüphe demek yakinde kesin kanaat kesin bilgi anlamına geliyor el yakinü la yezülü bişek Arapçası da böyledir el yakinü la yezülü bişek ki şek ile yakin zahil olmaz Yani bir hususta şüphe ettiğimizde bu şüphe bizim kesin olarak bildiğimiz

00:02:34

Zıttı bu durumun zıttı olan kesin olarak bildiğimiz Halin durumun gelişmenin naksını yani iptalini ortadan kalktığını gerektirmesi Şimdi insanın eşyayla olan münasebet yani bilgi edinme açısından münasebetinin dereceleri var Yani bizim bir şey hakkında bir şey oldu mu olmadı mı bir durum yaşandı mı yaşanmadı mı gerçekleşti mi gerçekleşmedi mi

00:03:00

Bu gibi gelişmelerle alakalı sahip olduğumuz düşünceden şüpheden bilgiye doğru bir süreç söz konusu oluyor Eğer sıfırdan yani hiç yoktan %50'ye kadar bir hususta bir kanaatimiz var Ama bu kanaat böyle bilgi diyebileceğimiz bir seviyede değil Hatta şüphe dahi diyebileceğimiz bir seviye değil Yani sıfır ile yarısı sıfır ile %50 arasında bir çok zayıf bir kanaatimiz olursa buna vehim deniyor

00:03:32

Vehim Türkçede de kullandığımız bir kelime Vehim aslında evham çoğuluda evham ya asılsız düşünceler demek Yani bir şey oldu mu olmadı mı işte rüzgar esti mi esmedi mi kapı kapandı mı kapanmadı Yani insan bazen böyle kendi içinden de bu tür düşünceleri üretebilir İşte bu fıkhi hükümlere de hani etkisi olacak şekilde bir insan işte abdesti bozuldu mu bozulmadı mı

00:03:55

İşte uyudu mu uyumadı mı gibi yani %50'ye dahi varmayan Bir hadisenin bir olayın gelişmenin yaşanıp yaşanmadığına dair %50'ye dahi varmayan en zayıf kanaate En zayıf işte sanıya vehim deniyor %50'ye ulaşırsa buna artık şek diyoruz %50'den itibaren tam şüphe yani tam ortadayız

00:04:17

Yani olduğuna da kanaat edemiyoruz olmadığına da kanaat edemiyoruz Buna şek deniyor %50'den itibaren artık yani olumlu tarafa geçtik Bir bilgi bir hadiseyle bir olayla ilgili kanaatimiz artık güçlenmeye başladı Bunun da işte en alt düzeyi %50'yi geçtiğimiz an

00:04:40

%50'den %100'e kadar böyle adım adım adım onun işte dereceleri var Bu aradaki %50 ile %100 arasındaki döneme de yani %51'den diyelim İşte %100'e kadar olan %99'a kadar hatta işte onun sonuna kadarki evreye de Zan deniyor Tabi zan Türkçe'de biraz zayıf bir kelime

00:05:03

Orkun abi hoşgeldin Arkada Şekden yukarıda Zan diyoruz buna Zan tabi Türkçe'de biraz daha zayıf bir anlama sahip ama

00:05:14

Bu vehim ve şekke göre daha yukarıda Aslında burada yakinen de hemen altında olduğu için pek çok açıdan da yakin gibi değerlendiriliyor Yani bir hususta eğer biz bir zanla erişirsek Tabi bu zan da eğer böyle hani Giderek güçlenerek yakine doğru ilerleyen bir zansa

00:05:34

Ona ne diyoruz zanlı galip değil mi?

00:05:36

Yani kesin bilgiye yakın olan zan İşte artık bu da yakin gibi değerlendiriliyor Ve bunun en üst zirvesi de yani bir şeyden kesin olarak emin olduğumuz Bir husustaki kesin kanaat etmemizi sağlayan bilgiye de

00:05:47

İşte ilim veya yakin deniyor Şimdi bir olay olmuş olsun ne olsun mesela abdest aldık değil mi?

00:05:54

Abdest aldığımızı biliyoruz Ne diyoruz buna kesin eminiz Bu yakin düzeyindeki bilgi

00:06:00

Veya bizim dışımızdaki bir takım gelişmeler Yani her zaman yakin elde etmek mümkün değil Ama zanlı galip değil mi?

00:06:08

Zanlı galip olduğuna dair veya olmadığına dair Zanlı galibe sahibiz

00:06:12

İşte bu zanlı galip kısmı ve yakin O kesin olarak bildiğimiz kısma İtibar etmemiz gerekiyor Bir takım vehimler ortaya çıktı diye Bir takım işte şüpheler

00:06:23

Dediğimiz şüpheler ortaya çıktı diye Zanlı galiple veyahut da yakin düzeyinde Yani kesin bilgi düzeyinde Sahip olduğumuz inancı, kanaati, bilgiyi İhmal etmememiz gerekir

00:06:41

Bu hem ibadetlerle alakalı hem de muamelat hükümleriyle alakalı Mesela abdest taharetten bir iki örnek verelim Mesela bir insan söylediğimiz gibi abdest alıyor Sonra namaz kılıyor Daha sonra defi hacet için lavaboya gidiyor

00:06:59

Mesela çamaşırında bileke görüyor Şimdi bunun ne zaman olduğundan emin değil Namaz kıldıktan sonra mı acaba oldu Yoksa öncesinde de olmuş muydu Burada bir ne var?

00:07:11

Bu bir vehim veya şek Onunla ilgili çünkü sizde bir hatıra yok Zihninizde ne zaman olduğuna dair Abdestinizin eğer kaçtıysa ne zaman kaçtığına dair Bir zan sahibi olmanıza dahi yarayacak bir veri elinizde yok

00:07:28

Böyle bir şey hatırlamıyorsunuz Dolayısıyla burada yapmanız gereken Şek ile yakin zahil olmaz İşte kaidesi burada bizim işimize yarayacak Biz neden eminiz?

00:07:38

Abdest aldığımızdan eminiz Ama neden emin değiliz?

00:07:42

Abdestimizin ne zaman bozulduğundan Namaz kılmazdan evvel mi Yoksa kıldıktan sonra mı bu hal

00:07:48

Tarih oldu bundan emin değiliz İşte bu gibi durumlarda yakine itibar edeceğiz Tabi vesveseye de kapı aralamamak adına Ama ihtiyatlı olmak istiyorsak Yani tam emin değiliz

00:08:01

Tam emin değiliz Yine de ihtiyaten Bu da çok iyi bir şey değil Yani insanı giderek vesveseye götürür Ama ihtiyaten böylesi durumlarda

00:08:11

Tekrar namaz abdest alır Tabi bunda da bir mahzur yok Ama kararlı olmak adına Böylesi durumlarda Şekke itibar etmemek adına

00:08:21

Yakinden yana davranmak gerekiyor Bir diğer örnek Eskiden malum insanlar Kuyulardan su çekerek Hem gündelik ihtiyaçlarını

00:08:31

Hem de abdest gusül İçin ihtiyaç duydukları Suları kuyulardan çekerek Temin ediyorlar Kuyularında tabi oldukları

00:08:41

Bir takım hükümler var Mesela bir kuyu suyu Tam bir Akarsu hüviyetinde olmadığı için Akıp gitmediği için

00:08:51

Bir açıdan durgun su Ama bir açıdan da alttan sürekli kaynadığı için Bir açıdan da akarsuya Benziyor yani ikisinin arasında Yani suyu her zaman sabit duran değil

00:09:01

Alttan kaynıyor yenileniyor O açıdan biraz akarsulara Benziyor ama Bir nehir gibi dere gibi de akıp gitmediği için Durgun suyu da andırıyor

00:09:11

Şimdi malumunuz Bir necis bir madde Bir suya eğer bulaşırsa Biz o sudan abdest alamayız O sudan taharet denemeyiz gusül alamayız

00:09:21

Eğer su akarsuysa Tabi pisliği taşıyıp götürdüyse Necasetin görülmediği yerlerden Kullanarak Abdest alınabilir gusül alınabilir

00:09:32

Ama durgun sularda belli bir hacmin altındaki Küçük havuz dediğimiz Durgun sularda eğer bir yerine Necaset bulaştıysa Ondan abdest alınmaz

00:09:42

Ondan uzak durmak gerekir Kuyu suyları bir açıdan durgun suya bir açıdan akarsuya Benzer dedik ya Şimdi kuyunun içine bir necis madde Düşmüş olsun

00:09:52

Mesela bir hayvan düşmüş olsun İki ihtimal var Ya hayvan içinde Canlı bir şekilde duruyor İkinci ihtimal

00:10:02

Ölmüş Öldüyse de yine iki ihtimal var Ya henüz parçalanmamış Yani şişi patlamamış dağılmamış Veyahut da

00:10:12

İçine su almış parçalanmış dağılmış Suyun içinde tefessü etmiş Şimdi burada ne yapacağız Burada işte Bizim bir yakinimiz var

00:10:22

Biz buradan zaten günlerdir haftalardır Yıllardır bu suyu kullanıyorduk Burada bir yakinimiz vardı Ama işte hayvanı gördükten içinde İşte ölmüş bir hayvan olsun

00:10:32

Gördükten sonra bir şek Burada arız oldu Bu acaba bu hayvan buraya Ne zaman düştü Ne zamandan itibaren acaba

00:10:42

Benim aldığım abdeste halel geldi Aldığım gusle halel geldi Böyle bir şek durumuyla şüphe durumuyla karşı karşıyayız İşte burada yine aynı kaideyi Uygulayacağız değil mi

00:10:53

Şek ile yakin zahil olmaz Yani ne zaman düştüğüne dair kesin bir bilgi Elde edebiliyorsak Ne ala Eğer şimdi günümüze kamera kayıtları falan

00:11:03

Bunlara müracaat ederek Tespit edebilirsiniz ne ala Ama böyle bir bilgi edinme imkanı yoksa Salt şekten hareketle Şüpheden hareketle o suyla ilgili

00:11:13

Artık bu su kullanılmaz Veya geriye dönük olarak İşte günlerdir haftalardır aldığım abdest gusül Gibi bir vesveseye İnsanın düşmemesi gerekiyor

00:11:23

Burada fukaha İnsanlardaki bu işte vesvese durumunu Şüphe durumunu da farkında oldukları için Şöyle bir ölçüt belirlemişler İmam azam hazretleri

00:11:33

Hayvan ölmüş ama henüz dağılmamış Tefessü etmemiş patlamamış Olduğu gibi duruyor O zaman bir günlük namaz kaza edilecek Değil mi yani ihtiyaten

00:11:43

Bir günlük 24 saat son kılmadığımız Son kıldığımız oradan Kullandığımız suyla abdest alıp kıldığımız Bir günlük namazı kaza edeceğiz Ama hayvan tefessü edip dağıldıysa

00:11:53

İçinde parçalandıysa kanı irinişte Neyse aktıysa yani suyu kirlettiyse de Bu durumda 3 günlük namazı İhtiyaten kaza edeceğiz

00:12:03

Ama onun dışında Belki 1 haftadır oradaydı değil mi 10 gündür oradaydı Belki işte 1 aydır oradaydı bunu bilemeyiz Burası artık şek İfade ediyor

00:12:13

Şek ile yakın zahil olmaz Burada bizi kurtarıyor Muamelattan da Bir örnek verelim Bir kimsenin başka bir kimseye

00:12:24

Borcu var Alacaklılık ve borçluluk ilişkisi var Şimdi insan Birinden alacağını İsterse tahsil eder

00:12:34

Tahsilini bekler Vadeli bir alacaksa İsterse de gönlünden koptuysa Durum bazen onu gerektirdiyse İbra eder

00:12:44

İbra'nın da 2 türü var İbra'yı ıskat Veya İbra'yı istifa deniyor Yani ıskat Hakkın düşürülmesi demek

00:12:54

Benim senden artık bir hakkım yok Senin durumunun farkındayım Alacağımı affettim Var git İşine diyerek

00:13:04

Eğer alacağını ıskat ederse Buna ıskat ibrası yani İbra'yı ıskat deniyor Veyahut da Ben tamam tahsil ettim diyor Karşı taraf böyle bir iddiada bulunuyorsa

00:13:14

Tamam diyor ben tahsil ettim Alacağını bana verdin Borcunu bana artık verdin Daha senden herhangi bir talepte bulunmayacağım diyor İşte bu ifade

00:13:24

Artık sözlü ifade Yakin ifade ediyor Hem kişinin kendisi açısından hem de Karşı taraf açısından Bu artık bir yakin yani kesin bilgi

00:13:34

İfade ettiği için Bundan sonra ya acaba Hani bu borç düştü müydü düşmedi miydi Adama hala borcum var mı yok mu Gibi

00:13:45

Yani salt dayanaksız Şüpheden ileri gelen Durumlara itibar Edilmez Evet şekle yakın

00:13:55

Zahil olmaz Bu demek Bir sonraki kaide birbiriyle çok yakından alakalı Ve devam eden kaidelerde İnşallah önümüzdeki derslerde

00:14:05

Nasip olursa okuyacağımız Devamındaki kaidelerde yaklaşık bir 6-7 Kaide mecellede yine bu konularla Alakalı yani insanın Değil mi yaşadığı

00:14:15

Hayatta işte başına gelen şeylerle Nasıl bir ilişki Tesis edeceği varlıktaki Gelişmeler kendisinin Mükellefiyetlerini etkileyecek olan

00:14:25

Hadisatla nasıl bir Bağ kuracağı ile Alakalı şimdi bu 5.

00:14:31

Kaideye intikal edelim Yine az önce

00:14:35

Okuduğumuz kaideyle dediğim gibi çok yakından Alakalı bir kaide manaları da yakın Şöyle diyor Bir şeyin bulunduğu hal Üzere kalması

00:14:45

Asıldır Bu da çok akılda kalıcı bir cümle değil mi?

00:14:49

Bir şeyin bulunduğu hal üzere kalması Asıldır Bunun Arapçası

00:14:55

İbkâu mâkân alâ mâkân Bir şey nasıl olduysa Nasıl bir hal üzere Bulunduysa O halini sürdürmek

00:15:06

Kalmasına Hükmedilmesi gerekir Buna fıkıh suyunda ıstısap Delili diyorlar ıstısap ıstısap ne demek?

00:15:16

Birliktelik Yarenlik dostluk Anlamına falan da geliyor Sahabe peygamber efendimizin Yakınında olan beraberinde olan

00:15:26

Kimseler anlamında ıstısap Yani bir halin Devamlılığına hükmetmek Yani musahabetine Halden hale

00:15:36

Andan ana Saatten saate Günden güne birbirine İntikal ederek birbirine böyle Dönüşerek devam ediyor

00:15:46

Halin devamı Şimdi iki Halin devamına iki şekilde Hükmedilebilir birincisi Geçmişte olan

00:15:56

Bir hali esas alıp Bu halin hala hazırda da Şu anda da devam ettiğine Hükmetmek Bu işte ıstısap dediğimizde

00:16:06

İlk akla gelen Yani geçmişteki bir durumun Hali hazırda da sürekliliğini Bekasını devam ettirdiğine hükmetmek Bir de bunun tam aksi

00:16:16

Bir durum var O da yani hali esas alıp Şu anda içinde bulunduğumuz Hali esas alıp Geriye doğru bunu ilerletmek

00:16:26

Buna da ıstısabı maklup Yani tersinden Deniyor Bunların her ikisi de tabii Müracaat edilecek

00:16:37

Hukuki ilişkilerde Müracaat edilecek Hakemliğine başvurulacak olan Kaydeler Şimdi ıstısabın

00:16:47

Tartışıldığı Yani fıkıh usulünde ele alındığı İki başlık var Yani iki alan var Birincisi ıstısap bir

00:16:57

Kur'an-ı Kerim gibi Hz. Peygamber Efendimizin Sünneti gibi, icma gibi, kıyas gibi Bizim Herhangi bir şer'i hükmü

00:17:07

İsnat edebileceğimiz Bir şer'i delil olarak görebileceğimiz Bir şey midir?

00:17:13

Yani diyoruz da mesela şu farzdır Niye? İşte ayet-i kerimede böyle geçtiği için

00:17:17

Şu sünnettir Niye Efendimiz Aleyhisselatü Vesselam böyle davrandığı için Diyerek Her bir dini, fıkhi hükmü Yani şer'i hükmü

00:17:27

Mutlaka bir delile dayandırmamız lazım Delilsiz hüküm olmaz İşte kıyastır, icmadır, neyse Aynı bunlar gibi Yani bu dört delil gibi

00:17:37

ıstısabı da bir hükmün Baştan tesisi için Delil olarak İleri sürebilir miyiz?

00:17:45

Birincisi bu

00:17:47

Yani ıstısabın fıkıh usulünde Birinci anlamı bu İkincisi de Biraz daha böyle furu fıkıhla Hukukla yürüyen hukuki ilişkilerle

00:17:57

Alakalı kısmı Yani ıstısab bu insanlar arası Hukuki ilişkilerde, hak alacak Davalarında da olacak şekilde Bir hakimin

00:18:07

Bir kadının Atıfta bulunabileceği Bir hükmü temellendirme Adına atıfta bulunabileceği Delil olarak ileri sürebileceği

00:18:17

Bir şey midir? İkinci kısmı da bu Şimdi bizim Hanefi mezhebinde Birinci anlamda ıstısaba Çok itibar edilmiyor Yani ıstısab herhangi bir

00:18:28

Dini şer'i hükmün İlkten yani böyle Hiç yokken böyle Baştan tesis edilmesi için Kullanılmaya çok elverişli bir

00:18:38

Delil değil. Yani Hanefil imamlarımız Kitap, sünnet, icma Kıyas, sahabi kavli İstihsan gibi delillere Daha çok münacat ediyorlar

00:18:48

Istısaba böyle yekten Başvurma taraftarı değiller Ama diğer mezheplerde Şafilikte, hanbelilikte özellikle ıstısab deliline daha çok

00:18:58

Münacat edildiğini görüyoruz İkinci anlamdaki ıstısaba gelecek olursak yani daha çok Hukuki ilişkilerde hak alacak Davalarında gündeme

00:19:10

Gelen ıstısab Burada da yine bizim Hanefi imamlarımız diyorlar ki ıstısab Bir açıdan hüccettir

00:19:20

Ama bir açıdan hüccet değildir Yani defi de hüccettir İspat da hüccet değildir Eski ifadesiyle Defi ve ispat

00:19:30

Ne demek?

00:19:32

Sizin hakkınızda Birileri bir takım İddialarda bulunuyor Ne olabilir?

00:19:40

Sizin öldüğünüzü iddia edebilirler Sizin borcunuz olduğunu İddia edebilirler Size bir şey satıp geri alamadıklarını İddia edebilirler

00:19:51

Sizin bu iddiayı Eğer ikrar etmiyorsanız İddiayı kabul etmiyorsanız Yani reddediyorsanız Burada bir

00:20:00

karşıt delil sunmanız lazım. Nedir o karşıt delil?

00:20:03

Konuştuğumuz bu ıstısap delili.

00:20:06

İzah edeceğim biraz sonra.

00:20:08

Yani defi de hüccettir demek ki bir insanın ister kendisi hakkında ister yine kendisine

00:20:13

taalluk eden bir başkası hakkında ileri sürülen bir iddianın geçersizliğini göstermek adına yani def, iddianın defi iddianın reddi sadedinde ileri sürebileceği bir delil.

00:20:30

Ama henüz sabit olmamış bir hakkın ispatı için yani hakkın iddiası esnasında hakkın sübütünün iddiası esnasında ileri sürülebilecek bir

00:20:45

delil değil. Yani ıstısap delili ıstısap ilkesi ispatta hüccet değildir ama defi de hüccettir.

00:20:54

Şimdi bunun çok yaygın bir konu üzerinden örneklendirelim.

00:21:01

Günümüzde de tabi karşılaşılıyor ama eski devirlerde daha çok oluyor imiş. Şimdi bir insan kayboluyor.

00:21:10

Kendisinden haber alamıyoruz.

00:21:14

Eğer bir yerlere gitmiş

00:21:17

böyle belli süreler kendisinden bir takım işte mektup gönderiyor, yazı gönderiyor, birileriyle haber salıyor falan. Böyle hani 6 aylık, 1 yıllık bir mesafeye gitmiş, çok uzun bir yani mesafede bir yere gitmiş tabi eski ulaşım şartlarında.

00:21:32

Yani senede 1-2 defa böyle haber gönderiyor. Belki işte ailesine harçlık gönderiyor falan.

00:21:38

Ama yaşadığını biliyoruz. Bu kimseye gaip deniyor. Şu an hukukta da var ya değil mi gaip.

00:21:44

Yani nerede olduğunu bilmiyoruz ama yaşadığını

00:21:47

biliyoruz. Bu insanlara gaip deniyor.

00:21:50

Bir de tamamen artık kendisinden haber alamaz hale geldiğimiz hani kayıp diyoruz ya Türkçe'de kayıp aslında o biraz

00:21:59

yani gündelik dilde kayıp kişiler var.

00:22:02

Yani yaşıyor mu, yaşamıyor mu, nerede, işte hayatta mı bilmiyoruz. Hiç haber de alamıyoruz. Gören eden kimse de yok. Yani birileri mesela işte İstanbul'a gittim senin işte amcazadeni gördüm

00:22:14

falan gibi böyle bir haber de getirmiyorlar.

00:22:17

Buna da fıkıhta mefkut deniyor. Değil mi?

00:22:22

Yani Türkçe'deki tam kayıp şahıs anlamında mefkut.

00:22:25

Şimdi biz bu mefkut hakkında ne yapacağız?

00:22:28

Mefkut dediğimiz kişi kişiler hukuku açısından baktığımızda birilerinin evladı.

00:22:35

Erkekten erkek olduğunu varsayalım değil mi?

00:22:38

Birisinin oğlu. İşte babası var, annesi var.

00:22:41

Eğer evliyse karısı var.

00:22:44

Birilerinin kocası.

00:22:45

Çoluğu çocuğu varsa birilerinin de babası.

00:22:48

Yani kişiler hukuku açısından düşündüğümüzde şahıs hukuk açısından düşündüğümüzde pek çok talikatı var.

00:22:54

Kimilerinin evladı, kimilerinin ebeveyni,

00:22:57

kimilerinin de eşi, zevci.

00:23:01

Bu kimse hakkında hayatiyetine veya işte ölümüne ne zaman, hangi şekilde, hangi şartlarda hükmedebiliriz? Şimdi gitti bir sene haber alamadık.

00:23:13

İki sene geçti haber alamadık. Üç sene geçti, dört sene, on sene, yirmi sene. Ne zamana kadar bekleyeceğiz? Beklemek zor.

00:23:22

İntizar, eşheddü minenler. Beklemek zor.

00:23:25

Özellikle de kaybolan kimseden size intikal edecek

00:23:28

bir takım haklar varsa, onun beklentisi içerisindeyseniz daha da zor. Ne gibi?

00:23:34

Bu kimse geriye bir takım tereke bırakmış olabilir.

00:23:37

Mirasçıları, onun bir an önce ölüm ilanının verilip terekesindeki haklarına

00:23:43

istifa etmek, yani elde etmek isteyebilirler.

00:23:46

Karısı var idiyse, kadıncağız yalnız başına kalmış. Nereye kadar bekleyecek?

00:23:52

Nereye kadar bu zevciyet, evlilik münasebetleri devam edecek?

00:23:58

Bununla ilgili, kayıdenin işlediği en önemli meselelerden birisi, mefkudun hayatta olup olmadığına ne kadar, nereye kadar hükmedebiliriz?

00:24:11

Şimdi ıstısap ilkesine göre, az önce söylediğimiz, bir şeyin bulunduğu o zaman bir insanın hayatta olduğunu biliyor muyuz? Biz böyle bir şahsının olduğunu biliyor muyuz? Böyle bir şahıs var değil mi? Gerçekten yaşadı yani.

00:24:27

Aramızdaydı, yaşıyor idi. Tamam belli bir süredir haber alamıyoruz ama öldüğünü de bilmiyoruz.

00:24:33

Şimdi hayatta olanın öldüğüne ancak yakin ile hükmedebiliriz. Önceki kaydıyı hatırlayalım.

00:24:42

Şek ile yakin, zahil olmaz.

00:24:45

Yaşadığından yakin üzere emindik, biliyorduk. Kesin olarak böyle bir şahıs var. Ama ölüp ölmediğinden emin değiliz. Öldüğü ile ilgili iddialar desteklenmediyse, delille

00:24:57

ispat edilmediyse en fazla şek, vehim veya şek iras edebilir.

00:25:03

Zannı galip veya yakin düzeyine bizi çıkaramaz.

00:25:06

Bu durumda mefkudun ölümüne hükmetmemizi

00:25:12

sağlayacak bir delil, bir görgüs tanığı, şahit, bir resmi belge, bir kadı tarafından tanzim edilmiş bir hüccet, eskilerin tabiriyle, resmi belgede yok ise ne yapacağız?

00:25:27

İla yevmil kıyame, ahirete kadar bu kimsenin hayatta olduğuna mı hükmedeceğiz?

00:25:33

Birileri onu görmemiş. Öldüğüne dair hiçbir şahitliğimiz yok.

00:25:36

O zaman ıslı sapkayı kıyamete kadar bu adamın yaşaması lazım.

00:25:42

Bu da adete aykırı olduğu için, insan ortalama, insan ömrüyle ilgili adet denilen genel kurallara aykırı olduğu için fukaha bir takım sınırlar belirlemişler. İmam-ı Azam Hazretleri demiş ki,

00:25:57

bir rivayete göre 90 yaşa kadar beklenir. O kişinin 90 yaşı doldurmasına kadar beklenir. O esnada bu kimsenin ölümüne binaen, yani öldüğü iddiası ve ölümü

00:26:13

iddiasına binaen ileri sürülen her türlü talep, her türlü hak iddiası def olunur. Yani redd olunur.

00:26:25

Kaybolan bir kimse, mefkut dediğimiz, hiç haber alamadığımız

00:26:28

bir kimsenin 90 yaşına kadar 90 yaşına kadar hayatta olduğuna ıstızhaben hükmederiz.

00:26:38

90 yaşına kadar geldi veyahut da diyor ki, bir diğer görüş, yine ondan gelen, akranları

00:26:44

ölene kadar. O kimsenin akranı olan onunla birlikte ilkokul okumuş, onunla birlikte Kur'an kursuna gitmiş, işte ne kadar akranı varsa o akranları tamamen hayattan kesilip, akranları öldüğünde de

00:26:59

onun ölümüne hükmedilebilir.

00:27:02

Bu esnada, eğer bir takım malı mülkü varsa hiçbir kimse bunun terekesi üzerinde hiçbir varis adayı

00:27:14

miras iddiasında bulunamaz.

00:27:17

Eşi var ise, boşanma yani kocasının öldüğüne dair bir belge alıp serbest kalma talebinde bulunamaz demiş İmam-ı Azam. Tabii biraz özellikle

00:27:29

bu nikah ilişkisi açısından biraz ağır bir iştahat gibi gözüküyor. Mesela Malik'i ve Hanbeli mezheplerinde onlar biraz daha farklı bir süre tahtidine gitmişler. Mesela İmam Malik diyor ki, eğer savaş şartları

00:27:44

söz konusu ise, olağanüstü şartlar söz konusu ise 4 yıllığa sınırlandırılır. Yani 4 yıl bir kimseden haber alınamazsa artık öldüğüne hükmedilir ama normal şartlarda yani savaşın, depremin zelzelenin olmadığı yani böyle afetlerin yaşanmadığı

00:27:59

bir dönemde o da yine akranları vefat edene kadar beklenir demiş.

00:28:05

İşte bu kimsenin yani bulunduğu hal üzere kalması asıl ya, bu kimse de hayattaydı hayatiyetinin sürdürülmesi asıldır.

00:28:14

Dolayısıyla onun mallar üzerinde ölümüne binaen bir miras talebinde bulunamaz. İşte zevcesi de yine onun eşi olmaya devam eder. Ama ispat da hüccet değil demişti Hanefiler.

00:28:26

Yani ıstısap delili yeni bir hakkın ispatında

00:28:29

hüccet değildir. Yani mefkudun mefkuda miras bırakabilecek bir yakını eğer o esnada vefat ederse mefkut adına da yine miras hakkı doğmaz. Çünkü o esnada onun yaşayıp yaşamadığından da yine emin değiliz.

00:28:44

Bir yakını öldüğünde onun terekesi ihtiyaten ayrılır.

00:28:50

Terekeden ona düşen hak ihtiyatına ayrılır.

00:28:53

Bekletilir belli bir süre. İşte bu 90 yaşına kadar falan bekletilir. O esnada sağ

00:28:59

doğarsa, gelirse, dönerse hakkı kendisine teslim edilir. Ama sağ doğmazsa kaybolduğu andan itibaren öldüğüne hükmedilerek o kendisine ayrılan hak diğer yakınlarına tevdi edilir,

00:29:14

verilir. Bir şeyin bulunduğu hal üzere kalması asıldır. Şekliyle yakın zail olmaz. Kaydelerinin izahı bu şekilde.

00:29:26

Önümüzdeki hafta yine inşallah bu kaydeyle

00:29:29

alakalı ıstısab diliyle alakalı kaydelerden Rabbim nasip ederse inşallah devam etmeye gayret edeceğiz.

00:29:35

Ve ahiru davana enil hamdülillahi rabbil alemin. Allahümme salli ala

00:29:44

seyyidina

0:00 -0:00