İlm-i Hâl

— 5. Ders —
Ders Sayfasına Dönün
0:00 0:00
 

Paylaş:

210 İzlenme

Kaldığınız yerden devam etmek için üye olabilirsiniz
Platformumuza üye olarak, derslere kaldığınız yerden devam ederek takip edebilirsiniz.
Üye girişi yapın veya yeni kayıt oluşturun.


Ders Tarihi: 11 Şubat 2023

Namazın Şartları: Setr-i Avret ve İstikbal-i Kıble
00:00:00

Euzubillahimineşşeytanirracîm. Bismillahirrahmanirrahîm.

00:00:04

Elhamdülillahi Rabbil alemin ve es-salâtu ves-selâmu alâ seyyidina Muhammedin es-sâdiqil ve adilil emîn.

00:00:10

Sübhâneke lâ ilmelenâ illâ mâ allemtenâ enneke entel alîmul hekîm.

00:00:15

Allimna mâ yenfa'nâ venfa'nâ bimâ allemtenâ ve zidnâ ilmâ.

00:00:19

Ve erinâ l-hakkâ hakkan ve rızuknâ ittibâah.

00:00:22

Ve erinâ l-bâtile bâtilen ve rızuknâ istinâbeh.

00:00:25

Sallu alâ Resûlinâ Muhammed.

00:00:31

Sallu alâ Tabîb-i Kulûbinâ Muhammed.

00:00:37

Sallu alâ Şefi'i Zunûbinâ Muhammed.

00:00:44

Evet, Bismillah.

00:00:46

Geçtiğimiz derslerde taharet konularını işlemiştik.

00:00:50

Tahareti işlememizin nedeni de aslında malum olduğunuz üzere namaza bir mukaddime, namazın bir şartı oluşuyor.

00:00:58

Namazın 12 tane farzı var.

00:01:00

İşte 6'sı içinden, 6'sı dışından dediğimiz.

00:01:03

Bunlara fıkıh diliyle 6'sına şart diyoruz, 6'sına da rükun diyoruz.

00:01:07

Namazdan evvel yerine getirilmesi gerekenlere, yani namazda başlamazdan evvel yerine getirilmesi gerekenlere şart diyoruz.

00:01:14

Bunlar işte birincisi hadisten taharet, ikincisi necasetten taharet, setri avret, istikbal-i kıble, vakit ve niyet.

00:01:22

Yani bunları işte niyette kadar geldiğimizde tam namazın hemen öncesine artık gelmiş oluyoruz.

00:01:28

Niyetten hemen sonra da iftitah tekbiriyle namazın rükünlerine geçiyoruz.

00:01:33

Hadisten taharet ve necasetten tahareti konuşmuştuk.

00:01:37

Bunlar namazın ilk şartları.

00:01:39

Şimdi bugün inşallah istikbal-i kıble ve setri avret konularını inşallah işleyeceğiz.

00:01:45

Önce setri avret ardından istikbal-i kıble.

00:01:49

Setri avret, avret yerinin örtülmesi demek.

00:01:53

Setir, Arapça'da örtmek anlamına geliyor.

00:01:55

İşte Yasettar, Cenab-ı Allah'ın isimlerinden birisi.

00:01:58

Ayıpları örtücü, nakisaları örtücü anlamında.

00:02:02

Avret de, Türkçe'de de kullandığımız avret mahalli.

00:02:06

Hafif avret, galiz avret falan diye de kitaplarda geçer.

00:02:10

Avret-i galiza, avret-i hafife diye.

00:02:13

Erkeğin avret mahalli farklı, kadının avret mahalli farklı.

00:02:17

İşte günümüzde yok ama eskiden cariyeler, köleler var idi.

00:02:21

Onların da avret mahalli kendilerine göre farklılık arz ediyor.

00:02:25

Şimdi bu örtünme meselesiyle ilgili,

00:02:28

yani niye insan örtünüyor, niye örtünme ihtiyacı hissediyor?

00:02:32

Bununla ilgili Hz. Adem Efendimiz'den itibaren, yani insanoğlunun bir örtünme gerçeği var.

00:02:43

Şimdi Kur'an-ı Kerim'de Araf suresinin 22. ayetinde, Hz. Adem ile Hz. Havva validemizin cennetten,

00:02:52

işte yeryüzüne gönderilişi, o süreç anlatılırken, şöyle bir ayet-i kerime var, estaizu billah.

00:02:58

فَدَلَّهُمَا بِغُرُورٍ فَلَمَّا ذَٓاقَ اَشْيَجَرَةَ بَدَتْ لَهُمَا سَوْعَتُهُمَا İşte şeytan onları kandırdı ve yasak meyvenin ağacından yediklerinde, avret mahalleleri açığa çıktı.

00:03:13

İşte öncesinde avret mahalleleri cennet libası, işte cennet örtüsü, artık nasıl bir şeyse kitaplarda öyle geçiyor.

00:03:21

Cennetin kendisine göre bir örtüyle örtülülermiş.

00:03:25

Bu işte yasak meyveden yiyince bir anda böyle çıplak hale geldiklerini fark ediyorlar.

00:03:30

Yani bir anda böyle avretlerinin açıldığını fark ediyorlar ve tabi utanıyorlar, mahcup hale düşüyorlar.

00:03:38

وَطَفِقَا يَخْزِفَانِ عَلَيْهِمَا مِنْ وَرَاقِ الْجَنَّةِ Ve işte orada ellerine ne geçerse cennetteki ağaçların yapraklarından avret mahallerini hemen hızlıca örtmeye çalıştılar.

00:03:50

وَنَادَهُمَا رَبُّهُمَا اَلَمْ اَنْهَكُمَا عَنْ تِلْكُمَا الشَّجَرَةِ وَيَقُلْ لَكُمَا اِنَّ شَيْطَانَ لَكُمَا عَدُوبٌ مُب۪ينٌ Cenab-ı Allah diyor ki onlara, ben sizi bu yasak meyveden yasaklamış değil miydim?

00:04:02

Şeytan sizin apaçık düşmanınızdır diye size söylememiş miydim?

00:04:06

diyor.

00:04:07

Daha sonra cennetten, yeryüzüne hübut ettikten, indikten sonra da yine bu örtülme emri artık insanlara, yani insana avret mahallinin bir örtülmesi gereken, utanılması gereken bir yer olarak,

00:04:20

insanın avret mahallinin farkına varışı böyle başlıyor.

00:04:24

Yine bir başka ayet-i kerime var.

00:04:27

Bismillah.

00:04:33

Ey beni Adem, ey insanoğlu!

00:04:36

Biz size, avretlerinize örtecek bir elbise indirdik.

00:04:44

Yani siz bedeninize elbise giyiyorsunuz ama bir de takva elbisesi vardır ki, takva elbisesi daha da hayırlıdır, daha iyidir.

00:04:53

İşte bu da Allah-u Teala'nın, Cenab-ı Allah'ın ayetlerinden biridir.

00:04:59

Yani dışımıza elbise, vücudumuzun dışına giydiğimiz elbiseler bizi zahiri afetlerden, dünyevi afetlerden korurken,

00:05:09

takva elbisesi de inşallah manevi afetlerden, yani Cenab-ı Hakk'ın gazabını celbedecek, manevi afetlerden muhafaza edecek.

00:05:20

Yine örtülme ile ilgili bir diğer ayet-i kerime, Araf suresinin 31. ayeti.

00:05:27

Bismillah.

00:05:32

Bu işte biraz daha namazla ilgili, daha da hususi olarak namazla temas eden bir ayet.

00:05:43

Ey Ademoğlu! Her mescidin yanında, şimdi bunun ne anlama geldiğini söyleyeceğim.

00:05:48

Her mescidin yanında ziynetinizi alın.

00:05:57

İyiniz, içiniz, israf etmeyiniz.

00:05:59

Cenab-ı Allah israf edenleri sevmez.

00:06:02

Evet, şimdi bu mescid ifadesi, hem ibadet anlamına geliyor, yani namaz, işte secde içeren ibadet olarak, namaz diye bunu anlayabiliriz.

00:06:12

Hem de ibadetin yerine getirildiği mahal, yani Türkçe'de de kullandığımız manada mescid anlamına geliyor.

00:06:19

Şimdi rivayete göre, cahiliye devrinde insanlar, bazı Araplar, hepsi değil tabi,

00:06:27

bazı Araplar Kabe'ye geldiklerinde çıplak tavaf ediyorlarmış.

00:06:33

Böyle hani şeylerde falan da görürüz, eski dinler tarihi kitaplarında, antropologlarının metinlerinde falan,

00:06:41

böyle çıplak ayin yapan, böyle inanışlar, dini gruplar, hala da var yani, eskiden daha fazlaymış.

00:06:47

Bu cahiliye Araplarında da olan bir şey, bunun da şöyle bir nedeni var, yani aslında böyle, yine bir dini hassasiyet diyelim,

00:06:56

kendilerince bir dini hassasiyetleri var ama tabi yanlış bir hassasiyet.

00:07:00

Ben-u Amir kabilesi için özellikle bu zikrediliyor.

00:07:04

Dediğim gibi bütün Araplar böyle yapmıyor, bazı kitaplarda o ayrım gözetilmeksizin, sanki bütün Araplar çıplak tavaf ediyormuş gibi anlatılır,

00:07:13

o doğru değil. Kimi kabilelerin adeti böyle.

00:07:16

Bunlar geliyorlarmış Mekke'ye, tavaf edecekler, diyorlar ki biz, günah işlediğimiz elbiselerle, beyte yaklaşamayız.

00:07:28

Aslında bir şey yani, kendilerince bir hassasiyet.

00:07:31

Günah işlerken, yalan söylerken, haram yerken, üzerimizde kullandığımız elbiselerle, bu mukaddes mekana giremeyiz, biz burada ibadet edebiliriz diyorlar.

00:07:43

Erkekleri gündüz, kadınları da geceleyin.

00:07:46

Gelip tavaf ediyorlarmış.

00:07:49

Tabi bu yanlış bir şey, Cenab-ı Allah bunu yasaklıyor.

00:07:52

Ayetinin böyle bir sebebinin üzerine olduğu da söylenir.

00:07:58

Her ibadet mahallinde veya işte her ibadet edeceğinizde, her namaz kılacağınızda, ziynetinizi takının yani elbisenizi giyinin anlamında.

00:08:09

Evet.

00:08:11

Şimdi, setre avret, namazın bir farzı, ama namaz dışında da tabi farz, malumunuz.

00:08:20

Yani tesettür emri dediğimiz,

00:08:22

örtünme emri, sadece namaza mahsus bir emir değil, herhangi bir fark da yok.

00:08:28

Yani erkek açısından da, kadın açısından da, namazda örtülmesi gereken yerlerle,

00:08:32

namaz dışında örtülmesi gereken yerler açısından da herhangi bir fark yok.

00:08:39

Bu tesettür emriyle ilgili ayetleri de okuyalım.

00:08:42

Estaizubillah.

00:08:43

Ahzab suresinde bir ayet var.

00:08:45

Ya eyyühen nebiyyi kulli ezvacike ve benatike ve nisâil mü'minine yudnîne aleyhine min celâbî bihine Ya ey nebi, eşlerine, kızlarına ve müminlerin hanımlarına söyle,

00:08:59

yudnîne aleyhine min celâbî bihine Üzerlerine cilbâplarını indirsinler.

00:09:04

İşte bu cilbâp nedir?

00:09:06

Günümüzde pardesü müdür?

00:09:09

Çarşaf mıdır?

00:09:11

Daha başka bir şey midir?

00:09:13

İhram mıdır?

00:09:14

Erzurum bölgesinde giyilen.

00:09:16

İhram tarzı bir şey midir?

00:09:17

Bununla ilgili farklı izahlar var ama

00:09:19

buna en geneliyle dış elbise diyebiliriz.

00:09:21

Yani bir hanımın evinde giydiği, normal mahremlerin yanında giydiği elbiselere ilave eden, dışarı çıkarken üzerine alacağı dış elbise diye söyleyebiliriz.

00:09:33

Yani cilbâbın biraz daha kitaplardaki karşılığı bu.

00:09:36

Dış elbise.

00:09:37

Dışarı çıkarken üzerine attıkları elbise, hanımların.

00:09:41

Bunu yani üzerlerine alsınlar.

00:09:44

zâlike ednâ en yûrafne felâ yûzeyn ve kânallâhu gafûran rahîmâ

00:09:49

Bu sayede hem tanınırlar, hem de eziyet görmezler.

00:09:54

Bu daha uygun olur.

00:09:55

Tanınıp eziyet görmemeleri adına daha uygun olur.

00:09:58

Cenab-ı Allah gafûran rahîmâ

00:10:00

gafûr ve rahîm'dir.

00:10:02

Bu ayet kelimenin de sebebin hüzûlü hakkında şöyle bir bilgimiz var.

00:10:06

Şimdi hicret ile birlikte işte Müslümanlar, Mekkeli Müslümanlar Medine'ye intikal ediyorlar.

00:10:14

Medine'de tabii ilk hicret ettikleri zaman

00:10:18

daha dar, daha küçük evlerde işte birkaç aile birlikte belki yaşamak durumundalar.

00:10:24

İmkanlar kısıtlı, öyle diyelim.

00:10:27

İşte def-i hacet içinde aynı şekilde imkanlar kısıtlı.

00:10:32

Hacet gidermek için geceleyin

00:10:36

Medine'nin biraz böyle dış mahallelerine, dış taraflara çıkıyorlar.

00:10:40

Evlerde, her tarafta teşekkül olmadığı için.

00:10:44

O esnada da tabii akşam karanlıkta gidip gelirken bazı Medine'de yaşayan biraz ayak takımı o zamana göre

00:10:56

onların bazı eziyetleriyle karşılaşmışlar.

00:10:59

Çünkü o vakitlerde oraya biraz uygunsuz insanlar da gelip gidiyor.

00:11:04

Müslüman kadınlar da bu gibi sataşmalara, tacizlere, sözlü tacizlere falan maruz kalınca işte bu ayetin indiği söyleniyor.

00:11:13

Yani üzerlerinize bir elbise atın ki sizi tanısınlar.

00:11:17

Böylelikle hem eziyet görmesiniz, tanınırsınız.

00:11:20

Yani sizin mümin hanımlar olduğunuz bilinir.

00:11:23

Böylelikle eziyetten, sözlü, fiili tacizden kurtulursunuz.

00:11:28

Diye bir tesettür emri böylelikle inmiş.

00:11:32

Tabii sebebin hususi olması, hükmün umumi olmasına mani değil.

00:11:37

Böylelikle bu hüküm İslam'ın bir emri olarak yerleşmiş oluyor.

00:11:42

Yine tesettürle ilgili Kur'an-ı Kerim'de bir diğer peş peşe gelen iki ayet Nur suresinde var.

00:11:49

Nur suresinin 30 ve 31. ayetleri.

00:11:52

Bismillah.

00:11:53

Önce erkeklere iniyor emir. Bu da cali bir dikkattir.

00:11:56

Yani ilk ayette tesettür emri erkeklere geliyor.

00:12:01

قُلْ لِلْمُؤْمِن۪ينَ يَغُضُّوا مِنَ اَبْصَارِهِمْ De ki ey Habibim, müminlere gözlerini indirsinler,

00:12:09

gözlerini sakınsınlar.

00:12:11

وَيَحْفَظُوا فُرُوجَهُمْ Ve namuslarını, ırzlarını, ferçlerini, bellerini, Türkçemizde dediğimiz bellini koru, bellerini korusunlar.

00:12:21

ذَلِكَ اَذْكَا لَهُمْ

00:12:23

Bu onlar için daha temiz, daha elverişlidir.

00:12:26

اِنَّ اللّٰهَ خَبِرٌ بِمَا يَسْنَعُونَ Allah onların yaptıklarından haberdardır.

00:12:32

وَقُلْ لِلْمُؤْمِنَاتِ Ve mümin hanımlara da söyle.

00:12:36

يَغْضُوا مِنَ اَبْصَارِهِمْ Gözlerini indirsinler, yani harama bakmasınlar, gözlerini sakınsınlar.

00:12:42

وَيَحْفَظُوا فُرُوجَهُمْ Irzlarını korusunlar.

00:12:46

وَلَا يُبْد۪ينَ ز۪ينَتَهُمْ İşte burası, daha açık bir şekilde tesettürle ilgili.

00:12:51

Ziynetlerini açığa çıkartmasınlar.

00:12:54

اِلَّا مَا زَهْرَ مِنْهَا Kendiliğinden açığa çıkanlar hariç ziynetlerini ifşa etmesinler,

00:13:00

ziynetlerini açığa çıkartmasınlar.

00:13:02

Kendiliğinden açığa çıkan da nedir?

00:13:05

Bu işte yüz ve eller, bir de ayaklar.

00:13:09

Yani yüz, bazı bu konuda da ihtilaflar var ama

00:13:14

Hanefi mezhebinin benimsediği ölçülere göre kadınların yüzü, elleri ve ayakları avrete dahil değil.

00:13:23

Yani buraların açılmasında bir mahsur yok.

00:13:26

Onun dışında kalan vücudun diğer kısmı avret mahalli.

00:13:29

اِلَّا مَا زَهْرَ مِنْهَا Yani kendiliğinden açığa çıkan kısımlar, yani bu normal işte hayatın idamesi için, işin gücün yapılabilmesi için, buralar kendiliğinden açılıyor.

00:13:40

O yüzden bunlara izin var.

00:13:42

وَالْيَدْرِبْنَا بِخُمُرُهِنَّ عَلٰى جُيُوبِهِنَّ Ve başörtülerini de işte bu gerdanlarına indirsinler.

00:13:49

Şimdi eskiden, cahiliye devrinde

00:13:51

kadınlar başlarını örtüyorlar ama böyle biraz hani halayık derler ya Anadolu'da.

00:13:55

Halayık tarzı, böyle kafalarına doluyorlarmış.

00:13:58

Boyunları açık, işte alt tarafı biraz daha böyle gerdanlar, göğüslerine doğru açık.

00:14:03

Yani burada gelen emir وَالْيَدْرِبْنَا بِخُمُرُهِنَّ عَلٰى جُيُوبِهِنَّ İşte bu humur, yani başörtülerini gerdanlıklarına doğru indirsinler.

00:14:15

Yani zaten takıyorlar başörtüsünü ama eksik takıyorlar.

00:14:18

Daha da tas tamam hale getirsinler.

00:14:21

وَلَا يُبْد۪ينَ ز۪ينَتَهُنَّ اِلَّا لِبُؤُلَت۪ينَ diye ayet-i kerime devam ediyor.

00:14:26

Zinetlerini, yani bunların dışında kalan vücudunun kızınlarını da

00:14:30

eşleri, işte babaları, evlatları hariç yani mahremleri hariç diğer insanlara göstermesinler.

00:14:37

Evet, bu ayet-i kerimeler yani Ahzab suresinin 59. ayeti, Nur suresinin 31. ayeti,

00:14:43

ilaveten az önce okuduğumuz خُذُوا زِينَتَكُمْ اِنْدَ كُلِّ مَسْجِدٍ Araf suresinin 31. ayeti.

00:14:49

Bunlar Kur'an-ı Kerim'de tesettürle ilgili olan ayet-i kerimeler.

00:14:54

Sınırları da zaten kadınlar için söylemiş olduk.

00:14:58

Yüz, el ve ayaklar hariç avret mahalli oluyor.

00:15:03

Erkeklerde de malumunuz göbek deliğinden

00:15:07

diz kapağı hizasına kadar olan mahal, erkeklerinde avret mahalli oluyor.

00:15:13

Diz kapağı da dahil yani.

00:15:17

Diz kapağı da örtülecek şekilde

00:15:19

erkeklerin avret mahalli de budur.

00:15:21

Tabi bunlar şer'i sınırlar.

00:15:23

Örfi şeylere de dikkat etmek lazım.

00:15:26

Yani örfi hassasiyetlere de dikkat etmek lazım.

00:15:28

Toplumların kendilerine göre

00:15:30

giyim kuşamında geliştirdiği örfler var.

00:15:32

Yani Cenab-ı Allah sadece erkeklere bu kadar emrediyor ama kimse de toplumun içine bu şekilde

00:15:40

çıkmıyor. Yani kimse de mescide, camiye özellikle ibadet mahallerine bu şekilde gelmiyor.

00:15:46

İbadete koyulduğumuz zaman erkekler için söylüyorum yani

00:15:50

kadınlar için zaten daha ileri emirler var.

00:15:52

Ama erkeklerin muhatap olduğu sınırlar, farz olan sınır bu kadar ama işte mendubu, müstehabı, takva

00:16:00

boyutu var.

00:16:02

Yani erkekler de namaz kılarken daha usturuplu giyinmeye dikkat etmeli. Yani özellikle

00:16:10

mescide gelirken, camiye gelirken biraz daha düzgün elbiselerle gelmeye dikkat etmek lazım.

00:16:16

Kitaplarda da geçer yani mesela böyle

00:16:20

pijama, bugünkü ifadesiyle pijamadır.

00:16:22

İşte iş güç elbisesidir.

00:16:26

Böyle siyabul

00:16:30

bizle diye Arapçası da böyle.

00:16:32

Yani insan içine çıkamayacağımız, kendimize mahsus mahallede kullanabileceğimiz ama insan içine çıkarken giyemeyeceğimiz elbiselerle

00:16:40

namaz kılmak mekruhtur.

00:16:42

Bakın namaz olur yani Allah'ın izniyle olur ama Cenab-ı Allah'ın huzuruna biraz daha böyle yani itinalı bir şekilde çıkmak için

00:16:50

elbisemize de dikkat etmemiz, daha düzgün elbiseler giymek lazım.

00:16:56

Tesettürle ilgili sınırlar, setre avretle ilgili sınırlar

00:17:00

bu şekilde.

00:17:02

Namaz kılarken buna riayet etmek gerekiyor. Namazın başından sonuna kadar setre

00:17:10

avreti bu şekilde riayet etmek gerekiyor.

00:17:12

Namaz esnasında eğer bir açılma olursa bunun namaza bir zararı var mı? Namazın sıhhatine

00:17:20

bir zedeleyiciliği var mı?

00:17:22

Bununla ilgili şöyle bir sınır belirlemiş fakihler.

00:17:28

Örtülmesi gereken bir uzuv. Bu hanımlar için

00:17:32

işte baş olabilir, saç olabilir, kol olabilir, erkekler için uyluk kısmı olabilir.

00:17:40

Örtülmesi gereken bir uzuvun

00:17:42

dörtte birlik bir miktarı bir rükun boyunca eğer açıkta kalırsa namaz fasit oluyor.

00:17:50

Tekrar edeyim.

00:17:52

Örtülmesi gereken bir uzuv erkek için kadın için farklı olabilir.

00:17:56

Bir kadın için kol uzuvu örtülmesi lazım. Namaz boyunca

00:18:02

açıkta kalmaması lazım.

00:18:04

Bir rükun boyunca kıyam rüknü olabilir, rükü rüknü olabilir, secde rüknü olabilir, işte kadeh-i ahiret dediğimiz son oturuş

00:18:12

olabilir. Bir rükün boyunca dörtte biri yani o örtülmesi gereken uzuvun dörtte biri kadar bir kısmı, bir rükün boyunca eğer

00:18:22

açılırsa ama kendiliğinden açılırsa namaz bozuluyor. Dörtte biriyle ulaşmaz veya bir rüküne ulaşmaz, bir rükün

00:18:32

boyunca ulaşmaz. Mesela açıldı hemen derhal kapattı veya dörtte biri ulaşmadı. Bu takdirde namazın sıhhatine bir maneviliği yok. Ama kendi

00:18:42

isteğiyle, kendi iradesiyle açarsa namaz kılarken kadın, erkek işte örtülmesi gereken bir yeri bilerek isteyerek açarsa namaz derhal bozuluyor.

00:18:50

İradesi dışında

00:18:52

mesela çocuk geliyor, kadının elbisesini çekiyor, babasının, annesinin üstünü açıyor.

00:18:58

Hemen derhal davranır ve

00:19:02

rükün boyunca açık kalmayacak şekilde tekrar örterse Allah'ın izniyle namazın sıhhatine bir maneviliği yok.

00:19:10

Evet.

00:19:12

Şimdi bunlar normal şartlarda tabi geçerli olan hükümler. Bir de zaruret durumları var. Yani namaz kılmak

00:19:22

istiyoruz, namaz kılacağız ama giyecek bir şey bulamadık.

00:19:26

İnsanlık hali olabilir. İşte bir afetten çıktık. İşte bugünlerde de yaşıyoruz.

00:19:30

Allah yardımcımız olsun. Şimdi de

00:19:32

kardeşlerimiz, Müslümanların.

00:19:34

İşte yangından çıktığı, depremden çıktığı ne bileyim işte bir afet olduğu, işte hırsızlık olduğu,

00:19:42

mesela bir kafileye hırsızlar, eşkıyalar geldi. Bütün üstleri başlarını her şeyi aldık gittiler.

00:19:46

Bu gibi durumlarda namazdan muaf mıyız? Değiliz.

00:19:50

Namazı yine kılacağız.

00:19:52

Eğer üzerimizde elbise varsa herhalde az da olsa bir iç çamaşırdır, atlettir, faniladır.

00:19:58

Onunla kılacağız.

00:20:00

Çamaşır hiç yoksa, yani hiçbir elbisemiz yok, tamamen üryan kaldık,

00:20:03

o takdirde oturarak namaz kılacağız.

00:20:06

Oturarak, işte avret mahallemizi iki bacağın arasına alarak, göstermeyecek, diğer insanlara göstermeyecek şekilde, ima ile, tabi ima ile namaz kılınacak.

00:20:18

Yani böyle rükûya, secdeye gidip gelmeyecek,

00:20:22

avret mahallelerini göstermeyecek şekilde oturarak ima ile namazını kılacak.

00:20:27

Eğer dediğim gibi örtebiliyorsa, yani tam o belirlediğimiz, zikrettiğimiz sınırlara yetecek kadar bir elbise yok ama az da olsa var, diyelim işte bir şort tuttur, işte bir iç çamaşırı kadar var, onunla namaz kılabilir.

00:20:39

O da yoksa, dediğim gibi oturarak ima ile

00:20:43

namazını kılması lazımdır.

00:20:47

Evet.

00:20:50

Elbiselerin tabi dar olmaması, vücut hatlarını çok belli edecek şekilde, erkek için de kadın için de söylüyorum, dar olmaması lazım, şeffaf olmaması lazım, yani içini gösterecek şekilde

00:21:02

şeffaf olursa bu tahrimen mekruhtur. Yani inşallah diyelim, yine namaz olur ama tahrimen mekruhtur, bayağı ağır bir kusur ile namaz kılınmış olur.

00:21:14

Evet. Az önce hani demiştik ya, her bir uzuv ayrı ayrı değerlendirildi diye, işte bacak bir ayrı uzuv, dizden yukarısı bir ayrı uzuv,

00:21:22

işte saç baş bunlar ayrı birer uzuv.

00:21:26

Evet. Setre avret ile ilgili hükümler ana hatlarıyla bu şekilde, dediğim gibi tekrar dersin başında söylediğim şeyi tekrarlayalım, bu namaza mahsus bir emir değil, namaz dışında da, yani namaz içinde nasıl setre

00:21:42

avret emri varsa, namaz dışında da aynı şekilde setre avret emri vardır. İşte insanın mahremlerine hani gösterebileceği yerler vardır, namahremlerine gösterebileceği yerler vardır. Bunlara namaz içinde dikkat edildiği gibi, namaz dışında da aynı şekilde dikkat edilmesi gerekir.

00:22:02

Evet. Bir diğer namazın şartlarından dördüncüsü, istikbali kıble.

00:22:10

Evet. Kıbleye yönelmek. Gerçekten bu istikbali kıble konusu çok önemli bir konu. Yani hem bir fıkhi yani namazın fıkhi bir şartı, şerhi bir şartı olarak

00:22:22

bir şekil şartı olarak çok önemli olduğu gibi, kıble meselesi yani manevi boyutları itibariyle işte deruni boyutları itibariyle de kıble meselesi gerçekten çok önemli.

00:22:34

Yani İslam'ın özellikle işte peygamber efendimizin o Biset Risalet hayatı boyunca, hem Mekke hayatı

00:22:42

hem Medine hayatı boyunca o işte müşriklerle olsun daha sonra Yahudilerle olsun, münafıklarla olsun o içine giriştiği mücadele boyunca, tebliğ hayatı boyunca da böyle karşımıza böyle farklı farklı duraklarda farklı farklı tezahürleri çıkan çok önemli bir mesele. Yani bu istikbali kıble konusu

00:23:02

hem namaz için hani hususi önemi olduğu gibi genel manada işte İslam'ın bir şiarı olması, işte Kabe-i Muazzama'ya yönelmemizi itibariyle İslam'ın bir şiarı olması itibariyle de çok önemli.

00:23:14

Şimdi kıble meselesi özellikle Yahudilik, Hristiyanlık ve İslamiyet açısından

00:23:22

yani bu işte kitabi dinler dediğimiz bu dinlerin hepsinde kıble olgusu var.

00:23:30

Yahudiler Mescid-i Aksa'ya yöneliyorlar.

00:23:34

İşte oradaki o Kubbet-i Sahra'dan Cenab-ı Allah'ın hani dünyaya

00:23:42

işte nasıl diyelim indiği işte tezahür ettiğine inanıyorlar imiş.

00:23:50

Böyle bir inanç var Yahudilikte. Hristiyanlar aynı şekilde işte Hz. İsa'nın işte Nasıralı olması itibariyle yine onlar da işte böyle bir kıble kendilerince tayin ediyorlar.

00:24:02

Özellikle işte Batı Hristiyanları doğuya bu anlamda bir kıble olarak önem veriyor. Ama böyle biraz işte o Yahudilik ve Hristiyanlığın Cenab-ı Allah'ın dünyaya işte bir şekilde hulûlü demeyelim de işte dünyadaki nesnelere dünyadaki mekanlara bir şekilde doğrudan Allah'ın

00:24:22

sirayetine yönelik bir takım inançlar da besledikleri için onların kıble anlayışı biraz daha farklı.

00:24:30

Şimdi İslam'da istikbal-i kıble meselesinde bunun özellikle yani farkında olmak lazım. Yani Cenab-ı Allah'ın aşağıdaki zamandan, mekandan münezzeh oluşunu hiç hatırlamadan

00:24:42

çıkarmadan kıble inancını muhafaza etmek gerekiyor. Yani Kabe'nin bir Cenab-ı Allah tarafından belirtilmiş bir yön, bir kıble olarak sadece yani bizim için anlamı var. Onun dışında orada bir şey yok yani Hristiyanların, Yahudilerin inandığı tarzda bir şey.

00:25:02

Söz konusu değil. Şimdi Mekke döneminde malumunuz Hazreti Peygamber Efendimiz Aleyhisselatü Vesselam Kabe'ye tabii ki yönelerek namaz kılıyor. Şimdi biliyorsunuz Mekke güneyde, Medine daha yukarıda, kuzeyde

00:25:22

daha da yukarıda Kudüs var. Rivayetler Hazreti Peygamberin Mekke döneminde de Mescidi Aksa'ya yönelerek namaz kıldığını gösteriyor. Şimdi burada bazı alimler Efendimizin Mekke'de de doğrudan Mescidi Aksa'ya yöneldiğini söyleyenler var ama

00:25:42

Rivayetleri şöyle topluca bir arada düşündüğümüzde Hazreti Peygamberin Mekke'deyken Kabe'yi önüne alıp Mescidi Aksa'ya yöneldiğini gösteriyor. Yani Hazreti Peygamber hem Kabe'ye yönelmiş oluyor, yani güney taraftan diyelim. Daha güney taraftan Kabe'ye yönelmek suretiyle hem Kabe'ye hem de

00:26:02

Mescidi Aksa'ya yönelmiş oluyor. Hatta şeyden önce de, yani Efendimizin bir hissetinden önce de Haniflerin aynı şekilde gelip Kabe'ye yönelerek namaz kıldıkları, hatta işte Ebu Zerhifari'nin henüz Müslüman olmadan önce o Mekke'ye gelip gittiğinde yine böyle Kabe'ye

00:26:22

yönelerek namaz kıldığı, bazılarının yine işte Kudüs'ü de gözettiğine dair rivayetler var. Hasılı bu Mekke döneminde namazda Peygamberimiz ve Müslümanlar hem Kabe'yi hem de Mescidi Aksa'yı gözeterek kıbleye yöneliyorlar.

00:26:38

Sonra Efendimiz hicret ettikten sonra, Medine'ye geldikten sonra

00:26:42

bir emri ilahi gereği Mescidi Aksa'ya dönüyor. Bununla ilgili bir ayet yok.

00:26:50

Yani Kur'an-ı Kerim'de Peygamberimizin Mescidi Aksa'ya yönelmesini emreden açık bir ayet-i kerime yok. O yüzden bunun gayrimetlu bir vahiy ile indiğini söylüyor

00:27:02

müfessirler, alimler. Yani nedir? Hazreti Peygamber'e Kur'an'da gördüğümüz metlu, tilavet edilen bir ayetle değil de Cebrail Aleyhisselam'ın Kur'an dışı bir vahiy ile Hazreti Peygamber'e bunu bildirdiğini kitaplarımız söylüyor.

00:27:18

Bu hatta çok meşhur bir tartışma var. Yani Peygamberimizin Kur'an dışında

00:27:22

vahiy geldi mi, gelmedi mi diye bir tartışma var. O konuda da en güçlü delillerden birisi budur.

00:27:26

Yani Hazreti Peygamber'in Kur'an dışında da vahiy aldığının en güçlü örneği olarak zikredilen bir mesele.

00:27:34

Çünkü devamında biraz sonra okuyacağımız ayetlerde Allah-u Teala Hazreti Peygamber'i

00:27:42

Mescidi Aksa'dan Kabe'ye döndürürken daha önceden buna yönelik bir emir geldiği söyleniyor.

00:27:50

Ama o emri Kur'an'da görmüyoruz. Demek ki Peygamberimize güçlü olmayan, yani tilavet olunmayan bir vahiy ile bu gelmiş.

00:27:58

Hazreti Peygamber Medine'ye hicretten sonra

00:28:02

ya Allah'ın doğrudan bunu farz kılmasıyla veyahut da muhayyer bırakmasıyla yani Efendimiz'e seçim bırakmasıyla bir kıble değişikliği olmuş. Hazreti Peygamber Mescidi Aksa'ya yöneliyor. Ancak bununla ilgili şöyle diyorlar, şöyle bir bilgimiz var.

00:28:22

Peygamberimiz Yahudilerin biraz aslında gönlünü kazanmak için bunu yapıyor. Mescidi Aksa bizim için de mukaddes.

00:28:30

Sadece Yahudilerin, Hristiyanların mukaddes mekanı değil.

00:28:34

Müslümanlar, İslamiyet açısından da çok önemli. Mukaddes bir belde.

00:28:38

Hem bu ortak noktayı gözetmek adına, yani Yahudilerin kalbini ısındırmak

00:28:42

yani onların da muazzes saydığı, kutsal saydığı bir beldeyi kıble edinmek suretiyle Efendimiz Yahudileri kazanmaya çalışıyor.

00:28:54

Ancak bu süreç böyle ilerlemiyor. Yahudileri ikna etmek kolay değil.

00:28:58

Yahudiler nihayetinde Hazreti Peygamber'e bu anlamda itibar etmeyince

00:29:02

ki süreçte de zaten böyle bazı sataşmalar falan oluyormuş.

00:29:06

Yahudiler gelip Müslümanlara diyorlarmış, bak işte siz de bizim kıblemize dönüyorsunuz.

00:29:10

Demek ki hak din değilsiniz. Peygamberiniz hak din olsaydı gelip de bizim kıblemize dönmezdi.

00:29:18

İşte münafıklar böyle gelip,

00:29:22

sizin peygamber memleketini özledi, Mekke'yi özledi, Medine'yi benimseyemedi.

00:29:30

Hala aklında Kabe var, Mekke var. O yüzden şey yapamıyor.

00:29:34

Mescid-i Haram'a dönüyor ama gönlü hep şeyde.

00:29:38

Kudüs'e dönüyor ama gönlü hep hala Mekke'de gibi

00:29:42

böyle Müslümanların akıllarını karıştırmaya çalışıyorlar.

00:29:46

Bir taraftan Yahudiler, bir taraftan münafıklar.

00:29:50

Böyle bir atışma olmuş diyelim.

00:29:54

Hazreti Peygamber de zaten aslında yani okuyacağımız ayette açıkça söyleniyor.

00:30:02

Hazreti Peygamber Cenab-ı Allah'ın emri gereği Kudüs'e yönelmekle birlikte aslında Hazreti Peygamber de içten içe tekrar Kabe'ye dönmeyi istiyor imiş. Bunun üzerine şimdi okuyacağımız ayet-i kerime nazil oluyor.

00:30:22

Bismillah.

00:30:24

قَدْ نَرٰى تَقَلُّبَ وَجْهِكَ فِي السَّمَٓاءِ فَلَنُوَلِّيَنَّكَ قِبْلَةً تَرْضَاهَا Cenab-ı Allah diyor. Biz senin yüzünü böyle adeta bir şey bir haber beklercesinde, bir emir beklercesinde yüzünü göğe çevirdiğini görüyoruz.

00:30:42

فَلَنُوَلِّيَنَّكَ قِبْلَةً تَرْضَاهَا Yani biz seni razı olacağın kıbleye çevireceğiz.

00:30:48

فَوَلِّي وَجْهِكَ شَطْرَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ O halde Mescid-i Haram yönüne yüzünü çevir.

00:30:58

Bu biliyorsunuz camilerde değil mi?

00:31:00

Mihrabın üstünde bu ayet-i kerime genelde yazar.

00:31:04

فَوَلِّي وَجْهِكَ شَطْرَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ Mescid-i Haram yönüne yüzünü çevir.

00:31:11

وَحَيْثْ مَا كُنْتُمْ فَوَلِّي وُجُهَكُمْ

00:31:14

Sizler de Müslümanlar olarak her nerede olursanız yüzünüzü, yüzlerinizi Kabe'ye, Mescid-i Haram'a çevirin.

00:31:22

وَإِنَّ الَّذِينَ اُوْتُوا الْكِتَابَ لَيَعْلَمُونَ أَنَّهُا الْحَقُّ مِنْ رَبِّهِمْ Böylelikle Ehli Kitap'ta bilecekler ki Rablerinden gelen hak bu surettedir, budur.

00:31:34

وَمَا اللّٰهُ بِغَافِلٍ أَمَّا يَعْمَلُونَ Allah onların yaptıklarından habersiz, gafil değildir.

00:31:43

Evet, şimdi bu Bakara suresinin 144. ayeti.

00:31:47

Aslında 142. ayetten 145. ayete kadar konu kıble konusu.

00:31:52

142. ayeti de okuyalım.

00:31:54

سَيَقُولُ السُّفَهَاءُ مِنَ النَّاسِ مَا وَلّٰهُمْ عَنْ قِبْلَةُ مِلَّتِي كَانُوا عَلَيْهَا İşte bu sefirler dediler ki, diyecekler ki Müslümanları daha önceden döndükleri kıbleden çeviren şey nedir?

00:32:06

Niye kıblelerini değiştirdiler?

00:32:08

قُلْ لِلّٰهِ الْمَشْرِقُ وَالْمَغْرِبِ

00:32:11

Aslında işte bu ayet çok önemli yani, burası.

00:32:14

Yani bunlar birer yönden ibarettir yani.

00:32:17

İşin hakikati aslında bu değildir yani.

00:32:19

Bunlar birer işte doğuya da dönsen, batıya da dönsen, birer yöne dönmüş oluyorsun.

00:32:23

Hepsi Allah'ın.

00:32:25

قُلْ لِلّٰهِ الْمَشْرِقُ وَالْمَغْرِبِ يَهْدِي مَنْ يَشَاءُ اِلٰى صِرَاطِ الْمُسْتَق۪يمِ Cenab-ı Allah dilediğini sırat-ı müstakime döndürür.

00:32:33

Yani doğuya dönmek, batıya dönmek, Mescid-i Haram'a dönmek, Mescid-i Aksa'ya dönmek mesele bu değil.

00:32:38

Esas mesele Cenab-ı Allah'ın kimi sırat-ı müstakime ilettiğidir.

00:32:43

Diye ayetin öncesinde bu şekilde bir emir geliyor.

00:32:48

Şimdi bu emir, artık tekrar Müslümanların Mescid-i Haram'a, Kabe'ye dönmeleri emri, hicretten yaklaşık 16-17 ay sonra inmiş.

00:32:58

Yani Müslümanlar yaklaşık 1-1,5 sene kadar Medine'de Mescid-i Aksa'ya dönerek namaz kılmışlar.

00:33:05

Daha sonra bu emir geldiğinde Mescid-i Haram'a tekrar dönülüyor.

00:33:10

Ayet-i Kerime'nin nüzul vaktiyle ilgili farklı rivayetler var.

00:33:15

Bir rivayete göre öğle ile ikindi namazları arasında inmiş.

00:33:21

Yani öğle namazını bazı Müslümanların Mescid-i Haram'a veya ikindi namazını bazı Müslümanların Mescid-i Haram'a dönerek kıldıkları rivayet ediliyor.

00:33:31

Bir rivayete göre gece inmiş, sabah namazı öncesinde inmiş.

00:33:35

Kıblet-i Enmescid vardır biliyorsunuz Medine'de.

00:33:39

Orada namaz kılarlarken Müslümanlar bir sahabi Efendimiz'in talimatını oraya taşıyor oradaki Müslümanlara.

00:33:46

Bunu tam namaz esnasındalarmış.

00:33:48

Söylüyor ki kıble değişti tekrar Mescid-i Haram'a dönün.

00:33:51

Kuzeyden tekrar güneye dönüyorlar.

00:33:55

Yani tam yönlerini 180 derece çeviriyorlar.

00:33:58

O yüzden namazın bir baş tarafının Mescid-i Aksa'ya, son tarafının Mescid-i Haram'a dönerek kılınması anlamında kıblet-i Enmescid.

00:34:09

İki kıbleli mescid diye bilinen bir mescid var.

00:34:13

O az önce söylediğim sabah namazıyla ilgili rivayette Kuba Mescidi ile alakalı.

00:34:18

Kuba Mescidi'nde sabah namazı kılınırken Efendimiz'in gönderdiği sahabi buraya ulaşıyor ve Müslümanlara namazlarını Mescid-i Haram'a yönelerek kılmalarını söylüyor.

00:34:29

Onlar da sabah namazında herhalde ilk rekatı Mescid-i Aksa'ya göre kılmışlar.

00:34:34

İkinci rekatta dönüyorlar.

00:34:36

Kıblet-i Enmescid yani Kuba Mescidi için de bu ifade kullanılır.

00:34:41

Yani hicretin ikinci yılından itibaren artık kıble tamamen tekarur ediyor.

00:34:47

Bir sefer var sanırım hicretin beşinci senesindeydi.

00:34:50

Bir sefere çıkıyor Müslümanlar, peygamberimizle birlikte.

00:34:54

Gece karanlıkta herhalde hava kapalıymış.

00:34:57

Böyle yıldızları falan göremiyorlar, yönlerini tayin edememişler.

00:35:01

Kıble tayini hususunda bir ihtilaf oluyor.

00:35:05

İşte kimisi sağa dönüyor, kimisi sola dönüyor öyle diyelim.

00:35:10

Kimisi kuzeye, kimisi güneye.

00:35:12

Bir şekilde namaz, herkes kendince tayin ettiği yöne dönerek namaz kılıyor.

00:35:18

Sonra sabah uyanıyorlar, bir bakıyorlar aslında yani pek çoğu farklı, yanlış yönlere dönerek namaz kılmışlar.

00:35:26

Namazımız oldu mu olmadı mı diye bir ihtilaf olunca Bunun üzerine de yine Bakara suresinin 115. ayeti nazil oluyor.

00:35:34

Bismillah.

00:35:36

Velillâhil meşriku vel mağrib.

00:35:38

Feeyne mâ tuvellû fesemme vecihullâh.

00:35:41

İnnallâhe vâsiyun alîm.

00:35:43

İşte mağrib de, meşrik de, doğu da, batı da Allah'ındır.

00:35:47

Siz her nereye, yani kalbinizi halis tutup her ne yöne dönerseniz dönün.

00:35:54

Fesemme vecihullâh, Allah'ın vecihini, Allah'ın rızasını.

00:35:59

Vecih yani yüz demek, kelime anlamı yüz ama bu bizim bildiğimiz manada fizyolojik yüz değil.

00:36:04

Allah'ın yüzü yani Allah'ın rızasını orada göreceksiniz.

00:36:09

Feeyne mâ tuvellû fesemme vecihullâh.

00:36:12

Her nereye dönerseniz Allah'ın yüzü, Allah'ın rızası oradadır.

00:36:15

İnnallâhe vâsiyun alîm.

00:36:17

Allah vasidir, alîmdir.

00:36:20

İlmi her şeyi kuşatır.

00:36:23

Evet.

00:36:24

Yine bazı camilerde bu nüansı bilen, eğer bir hattatın elinden çıktıysa yazı, mihrapta hemen yukarıda fevellû hucuhekum şetrel mescidil haram ayeti yazılıdır.

00:36:39

Biraz daha yukarıda, bitiştiği yerde de fesemme vecihullâh ayeti yazılıdır.

00:36:46

Yani kıbleye dönüyoruz ama tamam bir yön olarak, Allah'ın tayin ettiği bir yön olarak nihayetinde her nereye dönersek dönelim Allah'ın vecihi oradadır.

00:36:55

Ona inanarak ibadetimizi yapıyoruz.

00:36:58

Evet.

00:37:00

Şimdi bunlar istikbal-i kıble emri bu şekilde.

00:37:04

Bir de bunun nasıl yapılacağı meselesi var.

00:37:07

Biraz onun üzerinde konuşalım.

00:37:09

Yani biz birer mümin olarak namaz kılmak istediğimizde kıbleyi nasıl tayin edeceğiz?

00:37:14

Bir şehirde yaşıyorsak, değil mi?

00:37:18

Bir daha önceden İslam'ın zaten yaşandığı,

00:37:22

namazın kılındığı bir yerde yaşıyorsak zaten kıbleyi biliyoruz.

00:37:25

Yani şehir içerisinde, köy içerisinde, neyse ilçede meskul mahallelerde zaten kıble biliniyor.

00:37:32

Bunda bir problem yok.

00:37:34

Müslümanlar hep bir yeri fethettikleri zaman

00:37:37

ilk yaptıkları iş kıblenin tayini.

00:37:39

Kıblenin de eski insanların coğrafi bilgilerine göre kıblenin tayini esnasında başvurdukları yöntemler var.

00:37:46

Yıldızlara bakıyorlar.

00:37:50

Ağaçların kuzey-güney yönüne göre, değil mi?

00:37:54

Kuzey tarafı yosunlu oluyor, yeşermiş oluyor.

00:37:59

Ondan sonra rüzgarların eski yönlere falan bakarak bir yer fethedildiğinde zaten hemen pusula tabii var.

00:38:07

Pusula müracaat ederek.

00:38:10

Eski insanlar da coğrafyayı bilmiyor değiller.

00:38:15

Onların da kendilerine göre coğrafi bilgileri var.

00:38:17

Yeryüzü bilgileri var.

00:38:18

Kıbleyi tayin ediyorlar.

00:38:20

Ona göre bir mescit hemen inşa ediliyor ve namaz ibadeti yerine getirilmeye başlanıyor.

00:38:27

Bunlar tabii şey olabilir.

00:38:29

Bazen var, camilerde görürsünüz.

00:38:33

Bazı camilerin içerisinde kıble çevrilmiştir.

00:38:36

Hafif sağa veya sola çevrilmiştir.

00:38:38

Zamanla ilk tespit edilen yönün yanlış olduğu anlaşılınca

00:38:42

bazen böyle camiler içerisinde hafif sağa sola doğru kıblenin çevrildiği de olur.

00:38:46

45 dereceye kadar müsaadesi var.

00:38:49

Yani 45 derece sapma payı var.

00:38:52

45 derecenin ötesine geçmedikçe sıkıntı yok.

00:38:58

Şunu söyleyelim önce.

00:39:00

Kabe'de eğer namaz kılıyorsak, mescidi haramda namaz kılıyor isek, Kabe'ye bizzat isabet etmemiz lazım.

00:39:10

Metafın dışında katlı yerler var ya, tavaf mahallenin dışında,

00:39:16

Kabe'yi doğrudan göremediğimiz yerler de var.

00:39:19

Mescidi haramda.

00:39:21

Oralarda namaz kılarken, mescidin hangi köşesinde olursak olalım, mutlaka Kabe'nin bizatıyı kendisine isabet etmemiz gerekiyor.

00:39:32

Kabe'yi orada kaçırma, ıskalama şansımız yok.

00:39:38

Eğer Kabe'ye doğrudan yönelmediysek, namazı iade etmek gerekir.

00:39:42

Ama Kabe dışında, yani Kabe Mekke'de dahil,

00:39:46

yani Kabe'nin dışında, Kabe'yi doğrudan, mescidi haramın dışında, Kabe'yi doğrudan görmeyen bir yerde namaz kılıyorsak, işte o yöne yöneleceğiz.

00:39:53

Şatrah o demek.

00:39:55

Yani bizatıyı kendisine isabet etmek şart değil.

00:39:57

Bu zaten çoğu zaman mümkün değil.

00:40:00

Uzaklaştıkça yanılma payı artıyor.

00:40:03

İşte dışarıda, bir yerde

00:40:06

namaz kıldığımızda, yani bir mescidde değiliz, işte bir şehirde değiliz, kıblenin neresi olduğunu bilmiyoruz. Burada ne yapacağız?

00:40:15

Burada içtihad edeceğiz.

00:40:17

Her Müslüman'ın

00:40:19

hayatında en az bir kere içtihad etme imkanı vardır.

00:40:23

İçtihad teknik bir şey biliyorsunuz. İşte müçtehid-i âlimlerin yaptığı dini hükümleri, tespit faaliyetine içtihad diyoruz. Ama sıradan her Müslüman da hayatında en az bir kere içtihad

00:40:35

yapabilir. İşte bu kıble tayininde yapılan içtihaddır.

00:40:38

Tabi bunun da bir takım şartları var.

00:40:42

Dediğim gibi coğrafi bilgilere, tabiat bilgilerine istinaden bulunduğumuz yer Türkiye'de yaşıyorsak, güney, hafif güneydoğuya

00:40:52

dönerek, tabi Anadolu'nun muhtelif yerlerine göre de değişiyor, kıbleyi tayin etmek gerekiyor. Bunun için içtihad etmek gerekiyor.

00:41:00

Bunun için bir gayret sarf etmek gerekiyor.

00:41:04

Eğer hiç gayret sarf etmeden, yani hiçbir araştırma

00:41:07

yapmadan, rastgele bir yöne dönerek namaz kılarsak bu sahih değil.

00:41:13

Eğer araştırma yaptık kalbimizde bir kanaat oluştu

00:41:21

o yanlış çıkabilir, önemli değil. Ama biz üzerimize düşen içtihad etmek, gayret sarf etmek, araştırma yapmak, o gayreti sarf ettikten sonra araştırma yaptıktan sonra yanlış bir yöne de dönsek Allah'ın izniyle namazımız makbul. Çünkü biz üzerimize düşeni

00:41:36

yaptık, araştırmayı yaptık. Namaza başladık, yani bir yöne karar kıldık, namaza başladık, namaz esnasında yanıldığımızı anladık.

00:41:45

Demek birileri uyardı veya o esnada hava açıldı, yıldızları gördük falan, hemen yönümüzü

00:41:51

değiştireceğiz. Namaza baştan tekrar başlamaya gerek yok.

00:41:54

Namaz içerisinde yönümüzü değiştirerek kıbleye doğru namaza devam edebiliriz. Ancak eğer kesin bir kanaatle değil de tahminle

00:42:05

yani herhalde burası gibi bir tahminle, zayıf bir zanla namaza başladıysak daha sonra namaz içerisinde eğer zanlımız değiştiyse veya işte birileri gelip uyardıysa veya işte bilgimiz

00:42:20

kıble yönüne dair daha güçlü bir kanaate zanla başlıyorsak namazı bırakmak gerekiyor. Çünkü namazın başı daha zayıf bir kanaat üzerine başladı. Sonraki kanaatimiz güçlendi.

00:42:32

İkinci rekatta diyelim kıblenin gerçek yönünü bulduk.

00:42:35

Güçlü, zayıf üzerine bina edilemeyeceği için namaza tekrar baştan başlamak gerekiyor.

00:42:42

Ama zayıf da olsa bir zan üzerine namazımızı kıldık. Daha sonra namazı bitirdikten sonra kıblenin farklı bir yönü olduğunu

00:42:51

anladık. Yine namazı iade etmeye gerek yok.

00:42:54

Çünkü namazı baştan sona aynı kanaat, aynı güçteki kanaat üzerine kıldığımız için namazı iade etmeye gerek yok. Namazı kıldık dediğim gibi bir içtihat üzerine

00:43:06

bir yön tayin ettik. Vakit çıkmadan namaz aslında yanlış tarafa döndüğümüzü anladık. Yine namazı iade etmeye gerek yok.

00:43:16

Şimdi birden fazla kişi

00:43:19

namaz kılacaklar.

00:43:21

Araştırma yapıyorlar, iştahat ediyorlar.

00:43:24

Eğer hepsi aynı yöne kıbleyi tayin ettilerse cemaat olarak namazlarını kılabilirler.

00:43:30

İster münferiden ister cemaatle aynı yöne

00:43:33

dönerek namazlarını kılabilirler.

00:43:35

Ancak ihtilaf ettilerse gece olsun, gündüz olsun fark etmez.

00:43:40

Kıble tayininde ihtilaf ettilerse hiç biri diğerine uyamaz.

00:43:46

Çünkü her birinin iştahatı farklıdır.

00:43:49

Hepsi ayrı ayrı yönlere dönmek suretiyle namazlarını tamamlayacaklar.

00:43:55

Ve hiç birinin daha sonuna iade etmesi de gerekmez.

00:43:59

Şimdi sana diyelim hepimiz, biri sağa, biri sola, biri kuzuya, güneye döndü. Sonra birisi geldi orada yaşayan birisi geldi.

00:44:08

Dedi ki yani kıble gerçek yön bu taraftır.

00:44:11

Siz, siz, siz namazlarınız yanlış.

00:44:14

Sadece şu arkadaşınki doğru dese dahi yine namazı iade etmek gerekmiyor ama dediğim gibi bu bir iştahada mebni ise, yani bir araştırmaya, bir soruşturmaya mebni ise ama böyle rastgele herkes kafasına göre

00:44:29

bir yöntemle namaz kıldıysa tabi ki bu yanlış tarafa dönenlerin daha sonra iade etmesi gerekiyor. Şimdi bir yere gittiğimizde ahaliyi tek tek böyle kapı kapı sorarak kıble ne taraftadır diye sormaya da gerek yok.

00:44:44

Böyle bir mesuliyette yok.

00:44:46

Yine işte şeye bakarak göstergeleri takip etmek suretiyle kıbleyi insanın tayin etmesi, bulması lazım.

00:44:55

Yani böyle herkesi kapı kapı rahatsız ederek

00:44:58

araştırmak da gerekmiyor.

00:45:02

Şey derler ya hani işte minarenin kapısına bak.

00:45:09

Minarenin kapısına göre işte kıbleyi tayin edersin falan. Zaten her minareyi görüyorsak

00:45:14

mescid var demektir. Yani bunların esprisinden söylenir. Minare varsa mescid de var.

00:45:20

Gideceğiz oradan namazımızı kılacağız.

00:45:23

İstikbali kıble ile ilgili şeyler böyle.

00:45:28

Bir de kıbleyi bildiğimiz halde dönemememiz, kıbleye yönelemememiz durum var.

00:45:38

Hastalık sebebiyle, engel sebebiyle veya işte geçen derslerde

00:45:44

tehemmümde de geçmişti. Mesela bir yerde namaz kılacağız.

00:45:47

O tarafa yönelerek işte rüküye secdeye eğilirsek düşmanımız bizi görecek.

00:45:52

Saldıracak. Ya işte bir hayvan, yırtıcı hayvan o tarafa dönersek görecek.

00:45:57

Orada ruhsat var. Yani en yakın yönelmek suretiyle namaz kılınabilir.

00:46:03

Engelli adam değil mi? Yatalak, işte şey yapamıyor, dönemiyor, kıbleye dönemiyor. O dönebildiği, yani kıbleye en yakın ne kadar dönebiliyorsa o kadar

00:46:12

yönelerek namazını kılacak.

00:46:14

Hayvan üzerinde, eski kitaplarda geçerli.

00:46:16

Hayvan üzerinde namaz kılmak durumunda kalırsa, mesela yerler çamurlu, ıslak.

00:46:22

Sadece ıslaklık mazeret sayılmıyor da, çamurlu, pis,

00:46:25

necaset var. Bu gibi durumlarda hayvan üzerinde namaz kılmak gerekiyor. Hayvanı çevirebiliyorsak yine kıbleye çevireceğiz. Ama işte hayvan hareket ediyorsa sağa sola yine imkan nispetinde dönmek kâfi. Günümüzde de işte toplu taşıma araçları

00:46:41

değil mi? Tam akla o geliyor.

00:46:43

Trende, uçakta namaz olur mu? Olur.

00:46:46

Tabi ki olur. Trende de, uçakta da, otobüste de namaz kılınabilir. Bunlarda da yine imkan ölçüsünce,

00:46:56

biliyorsak kıble tarafını, imkan ölçüsünde buraya dönerek namaz kılmak gerekiyor. Ama işte seyir esnasında değil mi namaz esnasında işte bir sağa döndü, bir sola döndü, otobüsün yönü değişti, trenin yönü değişti.

00:47:11

Aslında yapılması gereken yönü değiştirmek. Yani aracın yönü değişiyorsa biz de kıbleye göre yönümüzü değiştirmemiz lazım.

00:47:20

Yani bunu takip edebiliyorsak yapmak gerekiyor. Ama mümkün değilse, kestiremiyorsa insan oturduğu

00:47:26

yerde niyetini kıbleye almak suretiyle namazını eda edecek. Şimdi özellikle bizim biliyorsunuz Hanefi mezhebinde cem'e izin verilmiyor. Namazların cem edilmesine Arafat ve Müzdelife dışında, yani senede bir gün

00:47:41

sadece Hanefiler cem yapabilir, o da hacca gittiyse.

00:47:44

Hac dışında ona da izin yok. O yüzden yani bizim Hanefi mezhebinde cem'e izin verilmediği için şunu demek istiyorum, yani her bir vaktin namazını kendi vaktinde kılmak gerekiyor.

00:47:56

O yüzden de işte bu toplu taşıma kullandığımızda uzun yola çıktığımızda yani aslında bazı rükünlere riayet edemesek de vaktin hakkını yerine getirme adına namazı imkan ölçüsünde kılacağız.

00:48:11

Yani ben işte cem yapayım, namazımı mescitte dinlenme tesisinde kılayım daha kamil olur, bütün rükünlerini de yerine getirmiş olurum diyebiliriz. Yani diğer mezheplerde cem'e izin var diyerek böyle düşünmek de mümkün ama

00:48:26

Hanefi mezhebi cem'e sıcak bakmadığı için sebebi de her bir vaktin namazını ihlal etmemek adına her bir vaktin namazdan hakkını vermek adına Hanefiler bizim mezhebimiz cem'e sıcak bakmıyor. O yüzden işte

00:48:41

bazı rükünlere riayet edemesek de istikbali kıble gibi namazın yani vaktin namazdan hakkını vermek babında elden geldiğince kıbleye dönerek namazımızı kılacağız.

00:48:56

Evet Hastalık sebebiyle eşli bir engel sebebiyle dönemiyorsak mümkün mertebe yönümüzü o yana çevireceğiz dedik. Evet

00:49:21

istikbali kıble ile ilgili şeyler de böyle. Fakir hükümler ana hatlarıyla böyle. Şimdi Setre Avret ve İstikbali Kıble ile ilgili iki paragraf okuyacağım. İmam Gazali'nin İhya-i Ülumettin'inden

00:49:36

İhya-i Ülumettin biliyorsunuz İmam Gazali'nin en önemli kitaplarından birisi. Dört bölümden oluşuyor.

00:49:42

İtikat, ibadet helak edici insanı helaka götüren şeyler bir de kurtuluşa götüren

00:49:51

şeyler. El-İtikadat, El-İbadat El-Mühlikat, El-Münciyat diye dört ana bölümden oluşuyor. İkinci bölüme İbadetler İbadetlerin de İmam Gazali böyle yani bizim konuştuğumuz tarzda ilmi hal hükümlerini değil

00:50:06

daha böyle işte manevi tasavvufi yönüne bu kitapta değiniyor. Çünkü zaten İmam Gazali aynı zamanda büyük bir fakir. Şafii fakiri kendisi.

00:50:15

Onun fıkıh alanında da yazdığı pek çok kitap var. Burada da söylüyor. Şimdi okuyacağımız yerde de söylüyor.

00:50:21

Fıkıh hükümlerini, ilmi hal ile ilgili hükümlerini diyor ben zaten şu şu kitaplarından zikrettim.

00:50:27

Onlara bakın, oradan öğrenin. Bir de namazın manevi hususiyetleri var. Onunla ilgili Setre Avret ve İstikbal-i Kübe ile ilgili kısımları okuyarak

00:50:36

inşallah dersimizi bitirelim.

00:50:39

Diyor ki İmam Gazali, Setre Avret'in manası bedenin insanlardan gizlemektir. Evet bedeninin dış tarafı insanların göreceği kısımdır.

00:50:52

Peki ya Rabbinden başkasının bilmediği iç dünyanın avretleri, gönlünün kötülükleri hakkında ne düşünürsün? Evet asıl önemli olan bunlardır. Bu yüzden iç dünyanın bu hallerini hiç aklından çıkarma.

00:51:07

Nefsini hesaba çek ve kötülüklerini örtmesini yok etmesini sağla. Nefsinin durumunu Allah'tan asla gizleyemeyeceğini, yapabileceğin tek şeyin pişmanlık duymak, tevbe etmek, Allah'tan haya etmek ve korkmak olduğunu

00:51:22

iyice anla. Nefsinin çirkinliklerini her zaman aklında tut. Allah korkusu ve haya askerleriyle o çirkinliklere saldır, nefsini zillete düşür, utanç içinde nefsinin sükun bulmasını, boyun eğmesini sağla.

00:51:37

İşte nefsin kötülüklerini gizlemenin yolu budur.

00:51:41

İstikbal-i Kıble, yani kıbleye yönelmek, yüzünü diğer yönlerden çevirip Beytullah'a yöneltmektir. Peki kalbini diğer her türlü işten çevirip sadece

00:51:53

Yüce Allah'a yöneltmen senden istenenler arasında değil midir? Heyhat!

00:51:59

Senden bundan başka istenen bir şey yok ki.

00:52:02

Zahiri hareketler aslında iç dünyayı hareketle geçirmek, vücudun zapt altına alınıp

00:52:08

kalbi saptırmamasını sağlamak içindir.

00:52:11

Çünkü uzuvlar zapt altına alınıp sükunet bulmaz ve belli bir yönde sebat etmezse kalp de kayar ve Allah'ın cihetinden başka tarafa meyleder. Bu sebeple kalbin her daim

00:52:23

bedeninle aynı istikamette olsun.

00:52:26

Bedenin kıbleye yöneldiği gibi kalbin de yalnız Allah'a yönelsin. Şunu da bil ki insan nasıl diğer yönlerden yüz çevirmedikçe Allah'a yönelemiyorsa kalp de diğer şeylerden

00:52:38

yani masiva Allah'tan yüz çevirmedikçe Allah'a yönelemez.

00:52:44

Hazreti Peygamber bu hususta şöyle buyurur.

00:52:47

Kul namaz kılmak için Rabbinin huzuruna durduğu zaman isteği, arzusu, yüzü ve kalbi

00:52:53

Yüce Allah'a yönelir. İşte o zaman tıpkı anasından doğduğu günkü gibi günahlarından yüz çevirmiş olur.

00:53:02

Ve ahiru da'ana enelhamdülillahi rabbil alemin.

Henüz ders özeti eklenmemiştir.
0:00 -0:00